MEYVALAR DÜNYASI

13/6/2009 - MUTLULUK VEREN MEYVELER

Kategori: SAGLIK
Mutluluk veren meyveler...

İşte o yiyecekler:

çilek Çilek: C vitamini deposu olan çilek, önde gelen  afrodizyaklar arasında yer alıyor. Çilek bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır. Yüksek tansiyonu düşürür, damarları temizler. Kansere karşı korur, böbrekte kum ve taş oluşmasını önler.

Çileklerin son derece lezzetli olduklarını biliriz ama aynı zamanda besleyicidir. Günlük diyetinize ekleyerek, mis kokulu çileğin keyfini çıkarın.

Uzmanlar, en az beş defa taze meyve veya sebze yenilmesini öneriyor ama ne yazık ki insanların çoğu bunların yanına bile yaklaşmıyor! Çileği beslenme listenize eklediğinizde, vücudunuza olan yararlarının yanı sıra bağışıklık sisteminizi de güçlendiriyor.

Neden çilek?

Çilekler, C vitamini içeren besin zincirinde ilk sıralarda yer alıyor. Antioksidan ve bitkiözleri yüksektir. Kırmızılığı
cilek-1 koyulaşan çileklerin antioksidan özelliğinin daha fazla olduğunu sanılıyor. Hücrelere zarar veren, kanser türlerine neden olan serbest radikallere karşı koruyucu... C vitamininin yanı sıra, mükemmel bir folik asit, manganez, potasyum, roflavin, B5 ile B6 vitamini, magnezyum, omega-3 yağ asiti, bakır ve K vitamini kaynağı..

meyva_muz Muz: Kokusuyla bile mutluluk taşıyan tam bir  endorphin deposudur. Kendinizi, güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Kalsiyum ve magnezyum içeren bu meyve strese karşı bire bir. Sinir hastalığı olanlar için her gün yemek arası saatlerde tüketilmesi gereken bir besindir.

Susam: Dar gelirlilerin baş tacı olan simit mutluluğa giden yolda önemli bir yere sahiptir. Yağ ve protein içerir. Susamdan elde edilen tahin, bal ile karıştırılıp yenirse boğaz ağrısı ve bronşite iyi geliyor.

Üzüm: Kırmızı ve beyaz üzüm yiyen herkes gülücükler saçar. Üzümde yüzde 20uzum
  oranında direkt olarak kana karışan şeker vardır. Bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır. Üzümdeki bol demir kan yapar. Yüz ve boyuna taze üzüm suyu sürülüp 10 dakika sonra yıkanırsa cilde dirilik verir.

ortakalca Portakal: C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlar. Vücuttaki direnci artırır. Grip ve nezle olunduğunda portakal suyu, şeker, şarap karıştırılır üzerine sıcak su katılır ve içilir. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırır. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2009 - Meyve Sularının Yararları

Kategori: SAGLIK
İçtiğiniz meyve suyu sizin için ne kadar yararlı? Yüzde yüz konsantre meyve suyu bir efsane mi? Hangi meyve suları daha yararlı, hangileri yararsız merak ediyorsanız yazımızı okuyun.

En iyi seçim
Sağlıklı beslenmenizde sebze sularının önemi oldukça büyük. Örneğin domates suyu prostat kanserinden korur. Pancar suyu tansiyonunuzu dengeler. Sebze suları meyve sularından daha az şeker ve kalori içerdiği için beslenme uzmanları tarafından daha çok öneriliyor.

En kötü seçim
Karışık kokteyl meyve suları içmeden önce dikkatli olun. Bu tür içeceklerin çok azı gerçek meyve sularının karışımından oluşur. Bunlar genellikle su, yüksek fruktoz içeren mısır şurubundan elde edilen şeker gibi şeyler içerirler. Yüksek miktarda şeker ve kalori içerirken, besleyici özellği oldukça azdır. Araştırmalar şekerli meyve sularının çocuklarda obezite ve sağlık problemlerini artırdığını gösteriyor.

Yüzde 100 meyve suyu aldatmacası
Saf meyve sularına hiç şeker eklenmiyor mu? gerçek meyve sularının vitamin ve antioksidanlarla yüklü olduğunu kimse inkar edemez. Bir fincan elma suyu eşekerli çikolata kadar şeker içerir. Bu nedenle uzmanlar günde sadece bir kez içmelerini öneriyor.

Hangi meyve sularını içmelisiniz?

Nar suyu: Eğer günde bir bardak meyve suyu içecekseniz nar suyu listenizin en başında yer almalı. Fazla şeker ve kalori içermesine karşın antioksidan bakımından zengindir. Beyin fonksiyonlarınız ile birçok kanser türünden korunmanıza yardımcı olur.

Kızılcık suyu: Kızılcık, bağışıklık sisteminizi güçlendiren bol miktarda C vitamini içerir. Aynı zamanda idrar yolları enfeksiyonundan da korur.

Mavi yemiş suyu: Mavi yemiş suyu beyin sağlığınızı korurken, Alzheimer gibi yaşla ilişkili sağlık sorunlarını önler. Ayrıca, hafızanızı korumanızda önemli rol oynar.

Kiraz suyu: Kiraz suyu sandığınızdan daha yararlı. Uzmanlar, egzersiz öncesi kiraz suyu içenlerin kas ağrısı sorunu yaşamadıkları belirtiyor. Antioksidan kaynağı kiraz suyu sağlık açısından oldukça yararlı.

Kırmızı üzüm suyu: Her zaman kırmızı şarabın kalp sağlığını koruduğunu duyarız. Kırmızı üzümün etkisi de aynı. Üzüm suyunun yararlı olmasının sebebi tüm meyvenin bileşenlerini içermesinden kaynaklanıyor.

Kuru erik suyu: Anadolu'da kadınlar eriği kurutur, hoşaf yaparlardı. Bilimsel olarak kuru erik suyunun kabızlığa iyi geldiği kanıtlandı. İçerdiği yüksek lif ve doğal müshil sorbitol bağırsaklarınızın daha iyi çalışmasını sağlıyor.
Erik suyu ayrıca antioksidan, demir ve potasyum içeriyor.

Portakal suyu:
Kahvaltılarda en çok tercih edilen portakal suyu yararlı mı? Portakal suyunda bolca C vitamini bulunur ve bağışıklığınızı, kemikleri güçlendirir. Kiraz ve üzüm suyuna göre biraz daha fazla kalori bulunur.

Çocuklar meyve suyu içmeli mi?

Çoğu çocuk meyve sularını sever ancak American Academy of Pediatrics çocuklara çok fazla meyve suyu önermiyor. Akademi ye göre, 6 yaşından küçük çocuklara günde 120 ml veya 180 ml arasında doğal meyve suyu verilebilir. 7-18 yaş arasındaki çocuklara ise günde 240 ml ile 360 ml arasında doğal meyve suyu verilmesi öneriliyor.

Meyve suyuna su ekleyin

Eğer çocuğunuz bir fincandan daha fazla meyve suyu içiyorsa, içine su koyun. Meyve suyuna su karıştırmak çocuğunuzun alacağı kaloriyi azaltıyor. Saf bir bardak meyve suyu vermek yerine 2-3 bardak su ile karıştırılmış meyve suyu vermeniz daha iyi olur. Uzmanlar meyve suyu yerine çocukların meyveleri yemesini öneriyor. Böylece meyvede yer alan lif gibi diğer besleyicilerden de yararlanmış oluyor.

Tüm meyveler daha yararlı!

Diyetisyenlere göre meyveyi yemek pahalı meyve sularından daha iyi alternatif. Meyve ezmesi ya da tümü zengin lif içeriyor. meyve suyu gibi seçeneklerin yerine taze meyveler ya da portakal açlığınızı da bastırmanıza yardımcı olabilir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2009 - 1 porsiyon meyvenin karşılığı nedir?

Kategori: SAGLIK
1 porsiyon meyvenin karşılığı nedir?
ÇİLEK  8 adet
DUT  8 adet
KARPUZ VEYA KAVUN  İnce bir dilim
KAYISI (kuru/taze)  3 adet
KIRMIZI ERİK  5 adet
KİRAZ  12 adet
MÜRDÜM ERİĞİ  3 adet
ŞEFTALİ  1 orta boy
İNCİR (kuru/taze)  1 adet
ÜZÜM  15 iri tane veya   23 çekirdeksiz ufak
VİŞNE  14 adet
YENİ DÜNYA (malta eriği)  6 adet
YEŞİL ERİK  12 adet
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2009 - LİGHT LİMONATA

Kategori: ICECEK

LİGHT LİMONATA
5 adet limon
10 - 15 adet yapay tatlandırıcı
1 orta boy zencefil
9 su bardağı su
1 su bardağı sıcak su
5 dal taze nane
1 çorba kaşığı kuru nane

HAZIRLANIŞI
Rendelenmiş limonların kabukları, toz şeker, kuru ve taze nane ve rendelenmiş zencefillerle birlikte ovulur. Kabukları alınan limonların suyu sıkılıp karışımın üzerine dökülür. 10 - 15 dakika bekletilip   1 bardak sıcak suyu ilave edilir. Şeker ya da tatlandırıcı tamamen eridikten sonra kalan su eklenir. Temiz bir tülbent ya da süzgeçten geçirilip soğutulur. Bu tariften 10 bardak limonata elde edilir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/6/2009 - Bu meyveleri kışın sofranızdan eksik etmeyiniz..

Kategori: SAGLIK
Kışın bu meyvaları muhakkak tüketin.

KİVİ
Kış meyvelerinden olup, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmamız için bize yardımcı olacak çok iyi bir vitamin deposudur. Bileşimindeki vitaminlerden en önemlileri A ve C vitaminleridir. Ayrıca kansere karşı koruyuculuk gösteren lutein’i de bol miktarda içerir. Bir porsiyonda (100 gr.) yaklaşık 30 kalori vardır.

NAR
Antioksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar önemli miktarda da potasyum, lif, C ve A vitamini ve niasin içerir. Zengin vitamin, mineral içeriği ile de kış mevsiminin vazgeçilmezleri arasından yer almaktadır. Ayrıca nar, kış aylarında bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için gribe karşı koruyucu olarak tüketilmesi gerekli olan bir meyvedir. İçeriğinde bulunan besin öğeleri ile kolesterolü düşürür, kalp sağlığını korur ve antioksidan içeriğinin gücü ile de kansere karşı koruyucu etki yaratır. 100 mL nar suyu, 100 mL kırmızı şaraba veya 100 mL yeşil çaya göre 2 - 3 kat daha fazla antioksidan kapasite gösterir. Narın aynı zamanda kan yapıcı, idrar söktürücü, enerji verici ve tansiyon düşürücü etkisi bulunmaktadır. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; yarım  küçük boy tüketebilirsiniz.

PORTAKAL
Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan portakal özellikle içerdiği zengin C vitamini ile hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirir. Portakal, C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içermektedir. İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Bunların dışında da, damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde de, kanın pıhtılaşmasını engeller, mide ve pankreas kanserine karşı koruyucudur ve yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlar. Portakalda bulunan en önemli flavon olan herperidin kandaki kolesterol seviyesini azaltmaktadır. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; 1 orta boy tüketebilirsiniz.

MANDALİNA

Mandalina, içerdiği C vitami-niyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme gücünü artırır. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Kalp hastalıklarına karşı iyi bir ilaç olma özelliği taşır, çünkü kötü kolesterol düzeyini düşürür. Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır. Damar hastalıklarına karşı bedeni korur. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; 2 küçük boy mandaline tüketebilirsiniz.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2009 - Zayıflamamıza yardımcı meyveler....

Kategori: SAGLIK


Siyah üzüm:
Antioksidanları alzheimer ile savaşır.

Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.

Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.

Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut durencini artırıyor.

Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.

Bu yiyecekler zayıflamamızada yardımcı oluyor,her şeyin fazlası zarardır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2009 - 20 adet kiraz 1 Aspirin eder

Kategori: SAGLIK


Kirazda bulunan 'antosiyanin' maddesinin ağrı kesici etkisinin Aspirin'den 10 kat fazla olduğu belirtiliyor.

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazda bulunan 'antosiyanin' maddesinin ağrı kesici etkisinin Aspirin'den 10 kat fazla olduğunu belirtiyor.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte manav tezgâhlarında yerini alan kirazın değerini iyi bilmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadeniz, karbonhidrat, pektin, organik asitler, B2, C ve A vitamini açısından zengin olan kirazın mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıklarında çok faydalı olduğu gibi, karaciğer rahatsızlıklarına da iyi geldiğini belirtti.

Kirazın kanı sulandırdığını ve temizlediğini kaydeden Karadeniz, "Karaciğer ve safrayı temizler. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur, kabızlığı giderir, hazmı kolaylaştırır. Aç karnına yenen kiraz zayıflatır. Kiraz midedeki yara, iltihap ve çıbanları temizler. Kiraz yenmeye devam edilirse böbrek ve mesane yollarını kumlardan temizler, karaciğer şişliğine iyi gelir, safra akışını normale döndürür, sinirleri kuvvetlendirir" dedi.

Strese iyi geliyor

Kirazın stresi yok ettiğine dikkati çeken Karadeniz, şunları söyledi: "Romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine faydalıdır. Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde Aspirin'den daha fazla etkili oluyor. Araştırmacılar bu etkiyi kirazda bulunan 'antosiyanin' isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirin'den 10 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir.

Araştırmalara göre, günde 20 kiraz yemek bir Aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yapıyor."Milliyet

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2009 - Diş sağlığı için meyve tüketin.

Kategori: SAGLIK

Ara öğünlerde tüketilen şekerli çay veya kahve ile unlu ve şekerli mamüller, kişinin ağzında gün boyu asit olmasını sağlamalıyor. Bu da dişlerin çok kolay çürümesine yol açıyor.

Konya Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Şengün, diş çürüklerinde beslenmenin önemli bir faktör olduğunu söyledi. Özellikle ara öğünlerde tüketilen gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Şengül, “Ara öğünlerde tüketilen şekerli çay veya kahve ile unlu ve şekerli mamüller, kişinin ağzında gün boyu asit olmasını sağlamaktadır. Bu da dişlerin çok kolay çürümesine yol açmaktadır” dedi.

Prof. Dr. Abdülkadır Şengün, diş çürüğününde basit gibi görünsede önemli hastalıklar arasında yer aldığını kaydederek şöyle konuştu:
“Diş çürüğü hastalığında
beslenme önemli bir faktördür. Hatta sadece diş çürüğü değil, insanın bütün bedeniyle ilgili bir konudur. Unlu ve şekerli besinlerin sık sık tüketilmesi, o bireyde çürüğe karşı bir yatkınlık oluşturur. Şekerli ürünleri, öğünlerle sınırlamak, öğün aralarında daha çok şekersiz ürünleri tercih etmek çürüğe karşı bir direnç oluşturmada etkili olacaktır. Ara öğünlerde tüketilen şekerli çay veya kahve ile unlu ve şekerli mamüller, kişinin ağzında gün boyu asit olmasını sağlamaktadır. Bu da dişlerin çok kolay çürümesine yol açmaktadır. Bisküvi, çikolata ve şekerleme gibi ürünler yerine, daha doğal yiyeceklerin tercih edilmesi, çürüğe karşı bir direnç oluşturur. Mesela bir çocuk sürekli şekerli gıdalar tüketeceğine, meyve yiyebilir. Hem daha sağlıklı olacaktır, hem de ağzı ve dişleri temizleyecektir. Meyve tüketimi teşvik edilebilir.”Milliyet

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/6/2009 - Kayısı, karpuz ve kiraz başlarına birer sağlık kaynağıdır.

Kategori: SAGLIK


Yazın gelmesiyle birlikte giysiler hafifletilirken, bir yandan da içine girilemeyen kıyafetler için çeşitli çözüm yolları aranmaya başlanır.

İlk akla gelen çözüm de beslenme şeklinin gözden geçirilmesidir. Derhal kararlar verilir, alışveriş listeleri çıkar ortaya ve daha çok sebze meyve yiyeceğim, şekeri yağı azaltacağım diye işe başlanır. Kışın soğuğundan sonra baharın yorgunluğunu ve derecesi yükselmeye başlayan hava sıcaklığının etkisini biraz da azaltmak adına da meyve alışverişi ön plana geçer. Yazın başlangıcında özellikle üç meyve; kayısı, karpuz ve kiraz sofralarımıza ve günlük hayatımıza girmeye başlar. Bunların hepsi de aslında kendi başlarına birer sağlık kaynağıdır.

KARPUZ

Serinlemenin yolu
Karpuzun anavatanı
Afrika’nın tropikal bölgeleridir. Yaz aylarında sofraların vazgeçilmezidir karpuz. İyi bir C vitamini deposu olan karpuz aynı zamanda kırmızı rengi ile kendini gösteren beta-karoten içeriği ile de antioksidan etkilidir. Bol miktarda su içeriğinden dolayı kilo vermek isteyenlere beslenmelerinde destek olabilir. Bir ince dilim karpuz (200 g), yaklaşık olarak 70 kalori enerji içerir. 100 mg kadar potasyum içeriği ile potasyum eksikliğinde destekleyicidir. Zengin lif içeriği ile da barsakların çalışmasında etkilidir.

KAYISI
Gizli bir sağlık deposu
Çoğumuzun şu sıcak yaz günlerinde severek yediği kayısının meyveler arasında ayrıcalıklı bir yeri var kuşkusuz. Kayısının demirbaş gıdalardan biri olduğu Himalayalar’ın Hunza Vadisi’nde yaşayanlar, 100 yaşını görmeleriyle ün yapmış. Anavatanı olan Çin’in geleneksel tıbbında kayısı bin yıllardır vücut sıvılarını yenilemesi, vücudu zehirli maddelerden arındırması ve susuzluğu gidermesi gibi özellikleriyle biliniyor. Doğuya sefer yapan Büyük İskender’in bu meyveyi Batı dünyasına getirdiğine inanılıyor. Eski
Yunan tıbbında şifalı özellikleri bilinen kayısıyı, Romalılar aşk tanrıçası Venüs’e adamışlar. Günümüzdeki araştırmalar kayısının en yüksek ve en çeşitli karotenoid düzeyine sahip olduğunu göstermiştir. Karotenoidler kalp hastalığını önleyen, “kötü kolesterolü” düşüren ve kansere karşı koruyucu olan antioksidanlardır.

İyi bir potasyum, demir ve lif kaynağı
Kronik kabızlıktan şikayet edenler, düzenli olarak yediklerinde kayısıdan büyük yarar görebilirler. Kayısı, içerdiği selüloz ve pektin sayesinde, kabızlık çekenler için değerli bir yardımcı ve hafif bir müshildir. Genellikle günde altı ila sekiz kayısı istenen sonucu verecektir.
Özellikle kış aylarında popüler bir alternatif olan kuru kayısı, kurutma işlemi sırasında bozulmayı önlemek için eklenen kükürtdioksit nedeniyle yaklaşık her 100 kişiden birinde alerjik reaksiyonlara neden olabilir ve her 20 astımlıdan birinde
astım krizini tetikleyebilir. Kükürtsüz kuru kayısı yemek isterseniz doğal yoldan kurutulmuş (kahve rengi) kuru kayısılardan alabilirsiniz. Yalnız unutmayın, taze kayısının yüz gramında (yaklaşık 3 - 4 iri kayısı) 50 kalori ve 9 gram kadar doğal şeker varken, yüz gram kuru kayısıda suyu giderek konsantre olduğundan, 215 kalori ve 53 gram kadar doğal şeker vardır.

Kayısıda oksalat bulunduğundan, kalsiyum oksalatlı böbrek taşları olanların fazla kayısı yememeleri önerilir.

KİRAZ
Ödem giderici
Dolgun, parlak renkli ve tatlı kirazların yararları saymakla bitmez. Kirazın en önemli özelliği salisilat içeriğiyle
aspirin benzeri etkisinin olabilmesi. Bunun yanında böbreklerin ve karaciğerin toksik maddelerden arındırılmasına yardımcı olur.
14 -15 adet kadar kiraz (yaklaşık 100 gram) 160 mg potasyum içeriği ile de sağlığa yardımcı olmasını yanı sıra kadınların özellikle belirli dönemlerde vücutlarında meydana gelen su tutulmaları ve ödemin atılmasında oldukça etkili olabilir. 1 küçük kâse kirazın 50 kalori gibi düşük enerjisi, içeriğindeki lifi ve özellikle de kabuğu ile yenildiğinden kilo vermek isteyen kişileri ara öğünlerinde doygunluk hissi sağlayarak uzun süre tok tutacaktır.

AKLINIZDA BULUNSUN
Meyveleri olduğu gibi yemenin yanı sıra çok çeşitli meyveleri bir araya getirerek değişik meyve salataları icat edebilirsiniz, içlerine taze ceviz, taze badem, yerine göre yağsız yoğurt veya benzeri besinler katabilirsiniz. Bu tip salatalar özellikle meyve yemekle arası pek iyi olmayan çocukların ve gençlerin iştahını kabartıp, onları meyve tüketmeye alıştırabilir. Yediğiniz her meyvenin değişen oranlarda A ve C vitaminleri gibi antioksidanlardan zengin olduğunu unutmayın. Seçimlerinizde her gün değişik çeşitte ve renkte meyve yemeye özen gösterin.Milliyet

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/6/2009 - YAZ MEYVELERİ...

Kategori: SAGLIK


Yazın gelmesiyle birlikte giysiler hafifletilirken, bir yandan da içine girilemeyen kıyafetler için çeşitli çözüm yolları aranmaya başlanır.

İlk akla gelen çözüm de beslenme şeklinin gözden geçirilmesidir. Derhal kararlar verilir, alışveriş listeleri çıkar ortaya ve daha çok sebze meyve yiyeceğim, şekeri yağı azaltacağım diye işe başlanır. Kışın soğuğundan sonra baharın yorgunluğunu ve derecesi yükselmeye başlayan hava sıcaklığının etkisini biraz da azaltmak adına da meyve alışverişi ön plana geçer. Yazın başlangıcında özellikle üç meyve; kayısı, karpuz ve kiraz sofralarımıza ve günlük hayatımıza girmeye başlar. Bunların hepsi de aslında kendi başlarına birer sağlık kaynağıdır.

KARPUZ

Serinlemenin yolu
Karpuzun anavatanı Afrika’nın tropikal bölgeleridir. Yaz aylarında sofraların vazgeçilmezidir karpuz. İyi bir C vitamini deposu olan karpuz aynı zamanda kırmızı rengi ile kendini gösteren beta-karoten içeriği ile de antioksidan etkilidir. Bol miktarda su içeriğinden dolayı kilo vermek isteyenlere beslenmelerinde destek olabilir. Bir ince dilim karpuz (200 g), yaklaşık olarak 70 kalori enerji içerir. 100 mg kadar potasyum içeriği ile potasyum eksikliğinde destekleyicidir. Zengin lif içeriği ile da barsakların çalışmasında etkilidir.

KAYISI
Gizli bir sağlık deposu
Çoğumuzun şu sıcak yaz günlerinde severek yediği kayısının meyveler arasında ayrıcalıklı bir yeri var kuşkusuz. Kayısının demirbaş gıdalardan biri olduğu Himalayalar’ın Hunza Vadisi’nde yaşayanlar, 100 yaşını görmeleriyle ün yapmış. Anavatanı olan Çin’in geleneksel tıbbında kayısı bin yıllardır vücut sıvılarını yenilemesi, vücudu zehirli maddelerden arındırması ve susuzluğu gidermesi gibi özellikleriyle biliniyor. Doğuya sefer yapan Büyük İskender’in bu meyveyi Batı dünyasına getirdiğine inanılıyor. Eski Yunan tıbbında şifalı özellikleri bilinen kayısıyı, Romalılar aşk tanrıçası Venüs’e adamışlar. Günümüzdeki araştırmalar kayısının en yüksek ve en çeşitli karotenoid düzeyine sahip olduğunu göstermiştir. Karotenoidler kalp hastalığını önleyen, “kötü kolesterolü” düşüren ve kansere karşı koruyucu olan antioksidanlardır.

İyi bir potasyum, demir ve lif kaynağı
Kronik kabızlıktan şikayet edenler, düzenli olarak yediklerinde kayısıdan büyük yarar görebilirler. Kayısı, içerdiği selüloz ve pektin sayesinde, kabızlık çekenler için değerli bir yardımcı ve hafif bir müshildir. Genellikle günde altı ila sekiz kayısı istenen sonucu verecektir.
Özellikle kış aylarında popüler bir alternatif olan kuru kayısı, kurutma işlemi sırasında bozulmayı önlemek için eklenen kükürtdioksit nedeniyle yaklaşık her 100 kişiden birinde alerjik reaksiyonlara neden olabilir ve her 20 astımlıdan birinde astım krizini tetikleyebilir. Kükürtsüz kuru kayısı yemek isterseniz doğal yoldan kurutulmuş (kahve rengi) kuru kayısılardan alabilirsiniz. Yalnız unutmayın, taze kayısının yüz gramında (yaklaşık 3 - 4 iri kayısı) 50 kalori ve 9 gram kadar doğal şeker varken, yüz gram kuru kayısıda suyu giderek konsantre olduğundan, 215 kalori ve 53 gram kadar doğal şeker vardır.

Kayısıda oksalat bulunduğundan, kalsiyum oksalatlı böbrek taşları olanların fazla kayısı yememeleri önerilir.

KİRAZ
Ödem giderici
Dolgun, parlak renkli ve tatlı kirazların yararları saymakla bitmez. Kirazın en önemli özelliği salisilat içeriğiyle aspirin benzeri etkisinin olabilmesi. Bunun yanında böbreklerin ve karaciğerin toksik maddelerden arındırılmasına yardımcı olur.
14 -15 adet kadar kiraz (yaklaşık 100 gram) 160 mg potasyum içeriği ile de sağlığa yardımcı olmasını yanı sıra kadınların özellikle belirli dönemlerde vücutlarında meydana gelen su tutulmaları ve ödemin atılmasında oldukça etkili olabilir. 1 küçük kâse kirazın 50 kalori gibi düşük enerjisi, içeriğindeki lifi ve özellikle de kabuğu ile yenildiğinden kilo vermek isteyen kişileri ara öğünlerinde doygunluk hissi sağlayarak uzun süre tok tutacaktır.

AKLINIZDA BULUNSUN
Meyveleri olduğu gibi yemenin yanı sıra çok çeşitli meyveleri bir araya getirerek değişik meyve salataları icat edebilirsiniz, içlerine taze ceviz, taze badem, yerine göre yağsız yoğurt veya benzeri besinler katabilirsiniz. Bu tip salatalar özellikle meyve yemekle arası pek iyi olmayan çocukların ve gençlerin iştahını kabartıp, onları meyve tüketmeye alıştırabilir. Yediğiniz her meyvenin değişen oranlarda A ve C vitaminleri gibi antioksidanlardan zengin olduğunu unutmayın. Seçimlerinizde her gün değişik çeşitte ve renkte meyve yemeye özen gösterin.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Meyvalar hakkında bilmek isdediğiniz herşey.Meyve vitamin deposudur.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım